Yeni yılda dileklerimizin başında bolluk bereket ve sağlık geliyor.Bolluk ve bereket enerjisi aynı zamanda yaratıcı enerji.

Bu yüzden kendimizi her şekilde bolluğa açmalıyız ki   bu enerji de kesintisiz bize doğru aksın.

Evimizden, soframızdan yemeklerimizden yayılan iyilik güzellik için toplaşmaya da gerek olmadığını sevginin de , sofradakilerin  de  yüreklerimizle de olsa paylaştıkça çoğalacağını görüyoruz.

 Öncelikle bizi engelleyen negatif duygulardan kurtulmalıyız.

Düşüncelerinize sınırlar koymayın.

Bazen – bir şey isteriz ve  olmaz  diye düşünürüz. Bu yüzden maddi ve  manevi anlamda büyük istekler bizi korkutur, çekiniriz.

Bir söz vardır, bilinçaltınız bir şeyin olacağına inanırsa onu gerçekleştirmek için elinden gelen her şeyi yapar. Ama olmayacağına inanırsa, bu sefer de  gerçekleştirmemek için elinden gelen her şeyi yapar!

O zaman şu sonucu çıkartabiliriz, önce doğru şeyi ,doğru  şekilde istemeyi  öğrenmeliyiz..

. Bilinçaltı ikna edildiğinde ve doğru istendiğinde elde edilemeyecek hiç bir şey yoktur. Yeter ki isteyin, büyük düşünün ve hiçbir zaman isteklerinize sınır koymayın!

Bolluk ve bereket için yer açmak da önemli başka bir kuraldır.

Evinizdeki, ofisinizdeki, yaşadığınız mekânlardaki, dolapta, mutfakta tüm eskimiş ve kullanmadığınız ne varsa kolilere koyup ihtiyacı olanlara verin. Neyi verdiyseniz, elinizden çıkarttıysanız, bir süre sonra yenilenmiş şekilde size geri dönecektir.

Çünkü siz boş alan yarattığınızda  yeniye yer açılır. Yeninin sizinle buluşması için eskiyi göndermeniz gerek.

Özellikle sabah uyandığınızda güne güzel niyetlerle başlayalım.

 Sıkıntınız bolluk, bereket konusunda ise, güzel ve pozitif niyetlerinizi evrene gönderin.

Niyet enerjisi kişiye çok hızlı geri döner. Şimdi hemen bolluk ve bereket enerjilerinizle buluşmaya gönülden ve sesli olarak niyet edin.

Niyet etmenin tüm inançlarda ve inanç olmayan tüm kadim  bilgilerde yeri vardır.

Karşınızda set oluşturan ego bazlı, tüm korkularınızı hemen şimdi, şu anda dönüştürmeye niyet edin.

    Mutfakta her gün yemek pişmesi o evin bereketini pekiştiriyor.

Evin kalbi de mutfakta atar.evin en yaşayan mekanında refah ve huzur tencereden yayılıyor.Kavanozlardaki bakliyatlar, masa üzerine  meyveler  koyalım.

Bazı meyveler, en eski çağlardan beri pek çok toplulukta bolluk ve bereketin simgesi olmuşlardır.. Elma, ayva ve nar gibi…

    Bunlardan nar, Antik Yunan’dan İslamiyet’e kadar tüm toplumlarda yer alan bir meyvedir. Anadolu’da kullanıldığı her dönemde bolluk ve bereketi simgelemiştir. Dönemin bereket tanrıçası olarak ifade edilen Kibele  onun elinde ya da etrafında nar figürüne yer verilir. Nar, doğumu ve çoğalmayı da temsil eder. Bereketli olması, birin  içinde bin olması halidir. Nar, incir ve üzüm gibi tek köke bağlı, çok taneli bir bitkiler bereketi simgeler.: –

– Yılbaşında kapının önünde nar kırılınca evin bereketi artar –

-Ayvanın çok olduğu mevsim bereketli olur ,

-Soğan, iç içe geçen kabuklarıyla sürekli dışa doğru büyümeyi simgelerken;

-sarımsak, tek bir kökten çoğalan taneli içyapısıyla yine çokluk ve bolluğun simgesi olmuştur.

    İslamiyet öncesi Türk kültüründe izlerini bulabileceğimiz, kötü güçlere karşı koruma özelliğiyle donanmış olan soğan ve sarımsak; Türk mutfağındaki vazgeçilmez konumlarından dolayı da bolluk-bereket sembolü olmuşlardır

     Türk halk kültüründe bolluk-bereket ile ilgili inanç ve uygulamalar, yeni yılda başlar,baharda da sürer, hasat zamanı doruğa çıkar ve böylece bütün bir yıl, yani yaşam boyu sürer.

Anadolu’nun bugünkü yaşamında hâkim olan İslamiyet ve eski kültlerin izleri, bolluk ve bereketle ilgili inanış ve uygulamalarda bir arada yaşamaktadır.

Arpa, pirinç, buğday, bulgur, mercimek, nohut gibi kuru baklagiller, Anadolu’da bolluk bereket simgesi olarak algılanır.

   Bu gıda maddeleri, taneli yapılarıyla tohumdurlar. Tohum ise toprakta yetişecek olan bitkinin hammaddesidir.

   Bir tohum yeşerip bitki olarak yeryüzüne çıkarken onlarca yeni tohumu da doğurur. Böylece tek bir tohumdan çoğalan bitki, üremenin bolluk ve bereketin sembolü olur.

   Bu sebepten baklagilleri veya tohumları çimlendirmenin  de bereketini arttırdığını düşünebiliriz.

   Anadolu’da tuz, şeker, un, hamur, maya, ekmek, sirke; yapıları, şekilleri, işlevleriaçısından bolluk ve bereket sembolü olarak görülürler.

Tuz, şeker ve un, taneli yapıları, mutfağın ve beslenmenin temel malzemeleri olmaları bakımından ayrı bir öneme sahiptirler.

 Tuz yaşamın birçok alanında, özellikle inançları ilgilendiren konularda çok önem kazanmıştır. Tuz, toprak anadan ve denizden elde

edilir. En etkili koruyuculardan birisi olan tuz, tabiat tanrılarını hoşnut ettiği gibi, damağada tat verir.

“Tuz-ekmek hakkı” Türk kültüründe köklü bir yere sahiptir. Pek çok Türki

Cumhuriyetinde, eve gelen misafir tuz ve ekmekle karşılanır.

Maya, kabarması ve büyümesiyle bereketi simgeler. Maya ile elde edilen hamur

büyüdükçe bereketin de artacağı düşünülür.

Yeni yıl yeni  başlangıçlar beraberinde yeni umutlar getirir. 2021’e sayılı günler kala biz de yeni yılın sağlıklı, mutlu ve sorunsuz geçmesi için bazı yemek ritüelleri hazırlayalım. Denemekten ne kaybedeceğiz ki? İşte yeni yılda uğur getirdiğine inanılan davranışlar…

 Yeni yılın simgesi Nar, bereketin temsilidir. 31 Aralık günü, gece yarısı narı poşete koyun ve kapınızın önünde kırın. Ardından sofranıza koyun. Bu inanışa göre; yıl boyunca sofralar bereketli kalır.

Yılın son günü masada cevize yer açın.

Yılın son gününde yemek masanızda ceviz bulundurmak evinize bolluk ve bereket kazandırır. Bademin de ceviz gibi etkisi olduğuna inanılır.

Biberiye, adaçayı ve defne yapraklarının evdeki kötü enerjiyi uzaklaştırdığına inanılır. Yeni yıl için sofranızda  defne yaprağının bulundurulması , pişen yemeğinize ilave etmeniz ile sene boyunca sağlık getireceğine inanılır. Evdeki kötü enerjiyi yok edermiş…

1 Ocak sabahı çikolata yemek ise

tüm senenin tatlı ve neşeli geçmesini isteyenler bunun için yeni yılın ilk günü açılışı çikolata ile yapıyor.

Yeşil mercimeğin de önemli bir yeri var,

tanelerini parayla ilişkilendiriliyor. Bu yüzden yeni yıla girerken mercimek yemek uğurlu sayılır. Dünyanın pek çok yerinde yeni yıl yemeği olarak pişiriliyor mercimek. Mercimek piştiğinde boyut olarak büyüdüğü için bereket getirdiğine inanılıyor.

İtalya’nın geleneksel yılbaşı yemeği ise mercimek. Bu adetin kökenleri Roma İmparatorluğu zamanlarına dayanıyor. Zira o zamanlar insanlar yılbaşında sevdiklerine, yıl içinde altına dönüşmesi ümidiyle, deri bir kesenin içine doldurulmuş bakliyatlar verirlermiş.
Yuvarlak kekler de dünyanın çeşitli yerlerinde yılbaşında yenmesi adet olan yiyeceklerden. Yılın nihayete ermesini sembolize eden bu keklerin içine zaman zaman küçük bir altın ya da bozuk para da saklanıyor. Dilimine para denk gelen kişinin yeni yılda çok şanslı olacağına inanılıyor.

Saat gece 12’yi göstermeden hemen önce 12 adet üzümü hazırlayın. Saatler 24:00’ü gösterdiğinde üzümleri yiyin. Bu ritüel yine 12 ayın tek tek mutlu geçmesini sağlıyormuş, öyle inanıyorlar 🙂 Deneyelim bakalım…

Üzüm kötü şansı iyi şansa dönüştürdüğüne inanılmaktadır.

İnsanlık uzun zamandır hatta yüzyıllardır yaşamadığı bir yıl yaşadı, yaşıyor.Hepimizin motivasyona ve beraberliğe ihtiyacı var. Dünyanın tek bir yer olduğunu, insanların da tek topluluk olduğunu gördük, yaşadık.Bunu bir mikrop yaptı. İleride ona teşekkür edeceğimiz günler de gelecek. Kayıplarımızı saygıyla anıp harika bir yıl diliyorum.