Güne başlarken kahvaltı yapmanın önemi konusunda yaygın bir inanç vardı. Dı diyorum çünkü  son yıllarda bilinçli açlık gibi farklı beslenme yöntemleri ve yeni araştırmalar, alıştığımız  saatlerde kahvaltı yapmanın  zorunlu olmadığını ve aslında öğlene doğru yenmesinin  daha iyi olabileceğini göstermektedir. Agni  sindirim ateşi, kortizol seviyeleri ve diğer bedensel faaliyetler de bu konuda önemli rol oynamaktadır.

Öncelikle, bilinçli açlık uygulayan birçok kişi sabah kahvaltısı saatini atlayarak gün içinde daha fazla enerjiye sahip olduklarını ve sindirim sistemlerinin daha iyi çalıştığını fark etti. Bu kişilerden biri de benim.

Çok uzun yıllar, annemin okula gitmeden önce hazırladığı rafadan yumurtayı yiyen biri olarak  daha sonraları gözümü açar açmaz kahvaltı yapmazsam, spor yapamayacağımı, enerjimin erkenden düşeceğini düşündüm.

 Bedenimi dinlemeye başlayıp kahvaltıyı ötelediğim yıllarda öğle saatlerinde sindirim ateşimin  yükseldiğini, metabolizmamın hızlanması ile  yediklerimi  daha iyi  bir şekilde sindirdiğimi, daha fazla enerjik olduğumu ve kilo kontrolümü daha kolay sağladığımı  fark ettim.

Aynı zamanda, kortizol hormonu da gün içinde farklı zamanlarda değişen seviyelerde salgılanır. Sabah saatlerinde kortizol seviyeleri genellikle yüksektir ve bu da vücudun uyanık kalmasına ve enerji harcamasına yardımcı olur. Bu nedenle, sabah uyandığımızda kahvaltı yapmak yerine kortizol seviyelerinin düşmesini beklemek  hatta beklerken aşağıda paylaştığım ritüelleri hayatımıza katmak mantıklı olabilir.

Notlar halinde konuyu biraz daha açmak istersek;

Kahvaltının  gücü saatinde saklı: Vücudunuzun biyolojik ritmini anlamak

Günlük yaşamın temposunda, sabah uyandığımız andan itibaren vücudumuzun içsel bir saat gibi çalıştığını fark etmek çok etkileyici.

Batı tıbbı ve Doğu tıbbı perspektiflerinden bu sorunun cevabını keşfederken, sabah ritüellerimizi nasıl optimize edebileceğimize dair ipuçları sunalım.

Batı tıbbı açısından:

1. Bilinçli açlık (Intermittent Fasting):

   – Bilinçli açlık, belirli saatlerde yemek yemeyi içerir ve 16 saatlik açlık, 8 saatlik yeme penceresi popülerdir. İlk öğünü saat 11:00- 13.00 yemek, akşam  18:00 gibi son öğünü yediğinizde açlık periyodunu tamamlar.

   Bilinçli açlık, metabolik sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratabilir, insülin duyarlılığını artırabilir ve kilo kontrolümüze yardımcı olabilir.

 Sindirim Sistemi Dinlenmeli :

   – Gece boyunca sindirim sisteminin dinlenmesi ile vücut enerjisini kendini iyileştirmeye ayıracaktır. Sabahın erken saatlerinde yemek yememek, sindirim sistemine daha uzun bir dinlenme süresi verir.

Kan şekeri düzeyleri:

   – Gece geç saatte ve sabahın erken saatlerinde yemek  yememek, kan şekeri düzeylerini dengelemeye yardımcı olabilir.

2.Sabah kortizol patlaması:

Kortizol, “stres hormonu” olarak bilinse de, sabah saatlerinde uyanıklığı artıran ve enerjik hissetmemizi sağlayan bir hormondur. Kortizol seviyeleri sabah saatlerinde zirve yapar ve gün boyunca yavaşça düşer.

    Sabah yüksek kortizol seviyeleri, karaciğerin glikoz salınımını artırarak kan şekerini yükseltir. Kahvaltı yapmak, bu süreçte ek bir glikoz kaynağı sağlar ve kan şekerini daha da artırabilir. Bu, bazı kişilerde ani kan şekeri yükselmelerine yol açabilir.

Doğu tıbbı açısından: 

Doğu tıbbı, özellikle Ayurveda ve Geleneksel Çin Tıbbı, vücudun doğal ritimlerine büyük önem verir. Sabahki kortizol artışı, Qi enerjisi ile uyumlu hale getirilmelidir.

1. Sindirim Ateşi (Agni):

Ayurveda, binlerce yıllık bir sağlık sistemi olarak, vücudun doğal ritimlerine ve enerji akışlarına büyük önem verir. Bu sistemde sindirim ateşi “Agni” olarak adlandırılır ve sağlıklı bir sindirim, besinlerin doğru emilimi ve genel sağlık için hayati öneme sahiptir.

   – Sindirim ateşi (agni) sabahın erken saatlerinde zayıftır ve gün ortasına doğru güçlenir. İlk öğünü saat 11:00’den sonra  yemek, agninin en güçlü olduğu zamanlara denk geldiğinden  sindirimi kolaylaştırır ve besinlerin daha iyi emilimini sağlar.

Peki, neden sabah 11’e kadar hiçbir şey yememeliyiz ve neden 11’den sonra yemeye başlamalıyız? 

İşte bu sorunun cevapları:

Agni nedir?

Agni, Sanskritçe “ateş” anlamına gelir ve sindirim, metabolizma ve besinlerin dönüşümünü temsil eder. Agni’nin optimal çalışması, vücudun tüm fonksiyonları için kritik öneme sahiptir. Zayıf bir Agni, sindirim problemlerine, toksin birikimine ve genel sağlık sorunlarına yol açabilir.

Ayurveda’ya göre, günün farklı saatlerinde Agni’nin gücü değişir:

– Sabah (6:00 – 10:00): Agni zayıftır. Vücudun doğal biyolojik ritimleri gereği, bu saatlerde sindirim sistemi tam kapasiteyle çalışmaz. Bu yüzden, sabahın erken saatlerinde ağır ve zor sindirilen yiyecekler yemek, sindirim sistemine yük bindirebilir ve sindirim problemlerine yol açabilir.

– Öğlen (10:00 – 14:00): Agni en güçlü olduğu zamandır. Bu saatlerde sindirim sistemi en verimli şekilde çalışır, bu nedenle ana öğünü bu zaman diliminde yemek, besinlerin optimal şekilde sindirilmesini ve emilmesini sağlar.

– Akşam (18:00 – 22:00): Agni tekrar zayıflamaya başlar. Akşam saatlerinde hafif ve kolay sindirilen yiyecekler tercih edilmelidir.

Sindirim sistemini dinlendirir

   Sabah 11’e kadar bir şey yememek, sindirim sistemine gece boyunca dinlenme fırsatı verir. Bu, sindirim organlarının kendini yenilemesine ve günün ilerleyen saatlerinde daha verimli çalışmasına olanak tanır.

Doğal detoks:

   Gece boyunca ve sabah erken saatlerde vücut, doğal detoksifikasyon sürecinden geçer. Sabahları sindirim sistemini meşgul etmemek, bu detoks sürecinin daha etkili olmasını sağlar.

Enerji seviyeleri:

   Sabahları hafif açlık, mental berraklığı artırabilir ve enerji seviyelerini dengeler. Vücut, enerjiyi sindirim yerine diğer yenileyici süreçlere yönlendirir.

Kilo yönetimi:

   Öğlen saatlerinde yenen ana öğün, metabolizmayı hızlandırır ve vücudun gün boyunca enerjiyi daha verimli kullanmasına yardımcı olur. Bu, kilo yönetimi ve sağlıklı bir vücut kompozisyonu için faydalıdır.

2.Qi enerjisi:**

  3 – Geleneksel Çin tıbbı , vücudun biyolojik ritimlerine büyük önem verir. Sabah saatlerinde kortizol yükseldiğinde, Qi enerjisi de artar. Bu enerji artışı, sindirim sistemini destekler ve günün ilk öğününe hazırlanmayı kolaylaştırır. Bu destek tamamlanmadan yemek yendiğinde sindirim zorlaşabilir.

Sabahları Qi enerjinizi artırmak, hem fiziksel hem de zihinsel sağlığınızı destekler. Basit ve etkili yöntemleri sabah rutininize dahil ederek, gün boyunca enerjik, dengeli ve huzurlu hissedebilirsiniz. Vücudunuzun doğal ritimlerini dinleyin ve Qi enerjinizi yükselterek yaşam kalitenizi artırın!

Sabahları Qi enerjinizi yükseltmek için yapabileceğiniz 10 etkili yol:

Sabah ritüelleri:

   – Doğu tıbbında, sabah saatlerinde meditasyon, yoga gibi zihinsel ve fiziksel hazırlık aktiviteleri önerilir. İlk öğünün daha geç saatlere alınması, bu ritüeller için zaman tanır ve günün geri kalanında enerjiyi dengeler.

  • Mental odaklanma:
  •  Sabah saatlerinde hafif açlık, mental berraklığı artırabilir ve odaklanmayı kolaylaştırabilir.
  • Metabolik esneklik:
  •  Geç kahvaltı, vücudu yağ yakımına teşvik edebilir ve metabolik esnekliği artırabilir.

– Enerji seviyeleri: Dengeli bir ilk öğün, günün geri kalanında enerji seviyelerini yüksek tutmaya yardımcı olabilir.

Qi enerjisi, Geleneksel Çin Tıbbı’na göre vücudumuzun yaşam gücü ve enerjisidir. Sabahları Qi enerjinizi yükseltmek, gün boyunca daha enerjik, dengeli ve huzurlu hissetmenize yardımcı olabilir. İşte sabah rutininize dahil edebileceğiniz bazı basit ve etkili yöntemler:

Derin nefes egzersizleri

Derin nefes almak, Qi enerjinizi artırmanın en etkili yollarından biridir. Sabahları birkaç dakika derin nefes egzersizleri yaparak akciğerlerinize bol oksijen alabilir ve vücudunuzdaki enerji akışını düzenleyebilirsiniz.

Güneş ışığı ile uyanmak

Güneş ışığı, vücudunuzun biyolojik saatini düzenler ve Qi enerjinizi artırır. Sabahları doğal güneş ışığına çıkmak, melatonin üretimini baskılayarak uyanıklığı artırır ve enerjinizi yükseltir.

Meditasyon

Meditasyon, zihninizi sakinleştirir ve Qi enerjinizin dengelenmesine yardımcı olur. Sabahları kısa bir meditasyon seansı, gün boyunca daha odaklı ve dengeli olmanızı sağlar.

Hafif egzersizler

Qi enerjinizi artırmanın en iyi yollarından biri de sabahları hafif egzersizler yapmaktır. Yoga, veya hafif koşu gibi aktiviteler, vücudunuzdaki enerjiyi uyandırır ve Qi akışını artırır.

Ilık su içmek

Vücudunuzu nemlendirmek, Qi enerjinizi artırmanın önemli bir yoludur. Sabahları bir bardak ılık su içmek, sindirim sisteminizi uyandırır ve enerjinizi artırır.

Enerji meridyenlerini  uyarmak

Vücudunuzdaki enerji meridyenlerini masajla  uyarmak, Qi akışını artırır. Bu, vücudunuzdaki enerji blokajlarını açar ve daha dengeli bir enerji akışı sağlar.

Aromaterapi

Doğal esansiyel yağlar, Qi enerjinizi artırabilir ve zihinsel berraklığı destekleyebilir. Lavanta, nane ve biberiye gibi esansiyel yağlar, enerji seviyenizi artırır ve ruh halinizi iyileştirir.

Doğa ile bağlantı kurmak

Doğa ile vakit geçirmek, Qi enerjinizi artırmanın harika bir yoludur. Sabahları doğada yürüyüş yapmak veya açık havada vakit geçirmek, zihninizi ve bedeninizi tazeler.

Pozitif düşünme, şükür ve teşekkür

Pozitif düşünmek ve minnettar olmak, Qi enerjinizi yükseltir. Sabahları pozitif düşüncelerle güne başlamak, enerji seviyenizi artırır ve ruh halinizi iyileştirir.

Vücudunuzu Dinleyin

 Herkesin biyolojik saati ve metabolizması farklıdır. Sabahları aç hissetmiyorsanız, vücudunuzu zorlamayın. Bunun yerine, bir bardak ılık su veya bitki çayı ile güne başlayın ve kahvaltınızı biraz daha geç saatlere kaydırın.

Sağlıklı kahvaltı

Besleyici bir kahvaltı, Qi enerjinizi artırır ve gün boyunca enerjik kalmanıza yardımcı olur. Dengeli bir kahvaltı, protein, lif ve sağlıklı yağlar içermelidir.

Kahvaltımı ötelesem de çoğunlukla yine yumurtalı, meyveli  kahvaltı tabağı hazırlarım kendime.2 adet haşlanmış yumurta  avokado, kuruyemiş, keten tohumu, maydanoz, marul, salatalık, havuç ve meyve ile harika  kombinasyonlar yapıyorum. Kış aylarında ise çorba benim için her zaman severek tercih ettiğim bir seçenektir.

Sonuç olarak; 

vücudunuzu dinleyin, doğal biyolojik ritimlerinizi takip edin ve sağlıklı, enerjik bir yaşam için içinizde olan  bilgelikten yararlanın.

Hepimizin  metabolizması ve hormon seviyeleri farklı olduğundan, kendi vücudunuzu dinleyerek en iyi kahvaltı zamanını ve içeriğini belirlemek önemlidir.

Protein, kompleks karbonhidratlar ve sağlıklı yağlar içeren dengeli bir kahvaltı, kan şekeri seviyelerini stabilize edebilir ve kortizolün etkilerini dengeleyebilir.

Ayrıca, kahvaltı zamanlaması kişisel tercihlere ve günlük rutine bağlı olarak ayarlanmalıdır.

WELL BEING UZMANI / CHEF PELİN BOZKURT BİLGİÇ KİMDİR ?

Hayatını “Güzel Yaşa Güzel Yaş Al” felsefesi ile tasarlayan Pelin Bozkurt Bilgiç sağlıklı beslenme hakkında doğru bilgiye ulaşmak için Cornell Universitesi Nutrition Healthy Living Eğitimi almıştır. 

Hazırladığı özel tarifleri bir araya getirdiği “Sağlıklı Misafir Sofram” isminde bir kitabı vardır. Ayrıca televizyonda BizimEv TV’de “Pelin’le Geleneksel Lezzetler ve Modern Tarifler” adında bir program sunmaktadır. 

Youtube’da ve Instagram’da kendi kanalında tariflerini ve bilgilerini sevenleri ile paylaşmaktadır. 

Ayrıca daha çok kişiyi Güzel Yaşam Mutfağına çekmek için Açlık Oyunları, Şekere Neden Aşeriyoruz gibi online ve offline eğitimler vermektedir. Sofra, Beef&Fish, Breakfast gibi Türkiye’nin önde gelen yemek dergilerinde yazıları çıkmaktadır. 

Hayat boyu öğrenme yolculuğunda The School of Health Sciences, Ketogenic Diet Nutrition Health Coach, Ayrvedik Well Aging Yoga Terapi Eğitimlerini de heybesine doldurmuştur. Hem eğitim vermeye, hem de danışmanlık vermeye devam etmektedir. 2021 yılında byProtokol Dergisi tarafından “Yılın En Başarılı Sağlıklı Beslenme Ödülü”‘ne layık görülmüştür.

Pelin Bozkurt Bilgiç Sosyal Medya Hesapları

Youtube: Pelin Bozkurt Bilgiç

Instagram: @pelinbozkurtbilgic

Websitesi: www.pelinbilgic.com