Sonbahar ve Kadın
Sonbahar, doğanın bir döngüyü tamamlarken yavaşça kışa hazırlık yaptığı sessiz bir değişim dönemidir. Kadınların yaşam döngüsü de , tıpkı doğanın mevsimsel döngüsü gibi derin bir dönüşüm yolculuğudur.
Fark etmişsinizdir, sonbaharla hayatın farklı renklere bürünmesi , yavaşlaması ,kadınların içsel döngüleri ve ruh halleriyle paralellik gösterir.
”Bütün değişikliklerin bir duygusal travması vardır, çünkü geride bıraktıklarımız da bizim bir parçamız. Başka bir hayata girmeden önce arınmamız gerekir.”
Ağaçlar, enerji tasarrufu yapmak ve kışın sert koşullarına hazırlanmak için yapraklarını döker, gereksiz yüklerden arınır. Bizler de sonbaharda bedenimizde benzer bir süreci yaşarız. Tıpkı ağaçlar gibi gereksiz yüklerimizi bırakırız.
Bedenimiz toksinlerden arınma ihtiyacı duyar. Bu, hem fiziksel hem duygusal hem de zihinsel arınma anlamına gelir. Uyanık olduğumuzdan yatana kadar sürekli toksin yağmuru altındayız. Toksik besinler, ilişkiler, toksik ortam, toksik duygular düşünceler. Gerçekten işimiz çok zor.
Sonbahar kadınlara kendilerini yeniden değerlendirme ve hayatlarına farklı bir bilgelik ile bakma fırsatı da sunar. Bu dönem, içsel gücün ve bilincin derinleştiği, kişisel keşfin arttığı bir zaman olabilir. Doğa ile uyumlandığınızda sizi kendi içine çeker, daha fazla bedeni dinlemeye ve dinlendirmeye, içsel motivasyonumuzu bulmaya yönlendirir.
- nefes egzersizleri
- yürüyüş
- doğada kalmak
- meditasyon
- esneme
- günlük tutma
- şükretmek bize çok yardımcı olur.
Bitkilere baktığımızda; tohumlarını seneye yeniden çoğalmak için toprağa bırakırlar. Ya biz; zihnimizdeki yaratıcılığın tohumlarının atarız, yazarak, üreterek, keşfederek, merak ederek. Bu dönemde yaratıcı projelerde derinleşerek üretken bir dönemin hazırlığı yapılır. Doğanın enerjisini daha ekonomik harcadığı gibi gibi, biz de değiştiremeyeceğimiz şeylere enerjimizi harcamayıp değiştirebileceklerimize yönelmeliyiz.
Sonbahar aynı zamanda bedeni kışın zorluklarına hazırlayan bir dönem. Hayvanlar enerji depolamak için yiyecek bulamama endişesiyle kış için stok yapar. Aslında biz de atalarımızdan beri benzer r alışkanlıklar sergileyerek farkında olmadan besin tüketimini arttırıp vücudu kışa hazırlıyoruz . Ve kilo almaya meyilli oluyoruz. Aslında bedenimiz bu bizi olası hastalıklardan korumak için bu hamleyi yapıyor da gel gör ki; bugün etrafta bu kadar besin varken ve hepsine kolay ulaşıyorken pek hayrımıza işlemiyor sistem. O sebeple maalesef bizim başka bir tutum sergilememiz gerekiyor.
Peki kilo alırken kendinizi daha mutsuz, yorgun ve motivasyonsuz hissediyor olabilir misiniz?
Güneş ışığının azalması ile D vitaminin azalması, D vitamininden beyinde sentezlenen serotonin yani mutluluk hormonunun üretimini de düşürebilir. Bu da sonbahar ve kış aylarında birçoğumuzda enerji düşüklüğüne ve duygu durum bozukluklarına yol açabilir.
O da yeme ataklarını tetikler, şeker ve karbonhidrata yöneliriz.
Herhalde sonbaharı depresif geçirmeye mahkum değiliz değil mi? Bunu nasıl çözebiliriz?
Sabahları aç karnına içilen bir bardak ılık limonlu su, metabolizmayı hızlandırarak vücudu temizler ve güne zinde başlamanızı sağlar.
Magnezyum içeren besinler ve triptofan açısından zengin gıdalar, vücudumuzun serotonin üretimini artırır. Bu yüzden beslenme planınıza hindi , badem, muz, çikolata, koyu yeşil yapraklı sebzeler gibi doğal serotonin destekçilerini ekleyebilirsiniz.
Nane yağı ve bergamot yağı gibi uçucu yağlar, beyne rahatlama ve mutluluk sinyalleri gönderir, ruhumuza sakinlik getirirken, doğal yoldan serotonin üretimini artırmaya da yardımcı olur.
Yumuşak pişmiş yemekler, özellikle doyurucu çorbalar vücudu beslerken bağışıklık sistemimizi güçlendirmeye destek olur. mideyi yormadan sindirimi kolaylaştırır ve vücudumuzun enerjisini daha verimli kullanmasına olanak tanır.
Baharatlar, metabolizmayı hızlandırma konusunda en güçlü doğal yardımcılarımızdan biridir. Örneğin, Tarçın, kan şekerini dengeler, böylece açlık krizlerini kontrol altına alır.
Sıcak bitki çayları sakinleştirir, rahatlatır.

- 1 dal taze kekik
- 1 tarçın çubuğu
- 1 parmak taze zencefil
- 1 adet karanfil
- 1 adet tane karabiber
- 1 çay k rezene tohumu
- 2 bardak kaynar su
Hepsini 15 dakika demle. Süz. Termosa veya bardağa aktar. İçine 2 dilim limon ekle.
Şifa olsun.
Unutmayın, her mevsimin getirdiği güzellikleri ve zorlukları vardır. Önemli olan, bu süreci bilinçli ve dengeli bir şekilde yönetmek ve kendimize iyi bakmaktır.
WELL BEING UZMANI / CHEF PELİN BOZKURT BİLGİÇ KİMDİR ?
Hayatını “Güzel Yaşa Güzel Yaş Al” felsefesi ile tasarlayan Pelin Bozkurt Bilgiç sağlıklı beslenme hakkında doğru bilgiye ulaşmak için Cornell Universitesi Nutrition Healthy Living Eğitimi almıştır.
Hazırladığı özel tarifleri bir araya getirdiği “Sağlıklı Misafir Sofram” isminde bir kitabı vardır. Ayrıca televizyonda BizimEv TV’de “Pelin’le Geleneksel Lezzetler ve Modern Tarifler” adında bir program sunmaktadır.
Youtube’da ve Instagram’da kendi kanalında tariflerini ve bilgilerini sevenleri ile paylaşmaktadır.
Ayrıca daha çok kişiyi Güzel Yaşam Mutfağına çekmek için Açlık Oyunları, Şekere Neden Aşeriyoruz gibi online ve offline eğitimler vermektedir. Sofra, Beef&Fish, Breakfast gibi Türkiye’nin önde gelen yemek dergilerinde yazıları çıkmaktadır.
Hayat boyu öğrenme yolculuğunda The School of Health Sciences, Ketogenic Diet Nutrition Health Coach, Ayrvedik Well Aging Yoga Terapi Eğitimlerini de heybesine doldurmuştur. Hem eğitim vermeye, hem de danışmanlık vermeye devam etmektedir. 2021 yılında byProtokol Dergisi tarafından “Yılın En Başarılı Sağlıklı Beslenme Ödülü”‘ne layık görülmüştür.
Pelin Bozkurt Bilgiç Sosyal Medya Hesapları
